Previous
Next

4 Haziran 2018 Pazartesi

Orgazm olamayan kadınlara iyi haber

Orgazm olamayan kadınlara iyi haber

Bazı kadınlar orgazm duygusunu hiç yaşamazlar. Bazıları da sonradan orgazmı yaşayamaz hale gelir. Cinsellikten hiç zevk alınmayan bu duruma anorgazmi deniyor. Cinsel terapi ile anorgazmi ya da orgazm bozukluğunun tedavisi mümkün olduğu halde birçok kadın bu sorunla yaşıyor.

Uzman Klinik Psikolog ve Hipnoz Uzmanı Mehmet Başkak, anorgazminin teşhisi, çeşitleri ve kolaylıkla yapılabilen tedavi süreçleri hakkında şu bilgileri verdi:

PSİKOLOJİK BİR BOZUKLUK
"Anorgazmi, fiziksel sebeplerle ilgili, bedensel disfonksiyona bağlı bir durumdan çok psikolojik bir bozukluk olarak kabul edilebilir. Orgazm olamama uzun bir zaman sürdüğünde, geçici veya bazen kalıcı cinsel işlev bozukluğuna neden olabilir. Anorgazmi, hormonal dengesizlik, pelvik yaralanma, diyabetik nöropati, omurilik hasarı, uterus giderimi ve bazı kalp hastalıkları gibi tıbbi durumlara bağlı olarak ortaya çıkabilir. Anorgazmi çoğunlukla menopoza giren kadınlarda da görülür; duygusal, tıbbi ve psikolojik nedenlerden dolayı ortaya çıkabilir. Fakat sebeplerin neredeyse tamamı psikolojiktir dense yanlış sayılmaz.

ANORGAZMİNİN PSİKOLOJİK NEDENLERİ
Kişiyle ilgili aşırı strese neden olan ve cinsel istek kaybolmasına yol açan bazı yanlış anlaşılmalar, partnerle ilgili sorunlar ve eş ile çatışmalar anorgazmiye neden olabilir.

Eşle ilgili duygusal sorunlar; ilgisizlik ve değer görmeme ya da artık kadının eşinden hoşlanmıyor oluşu, ona duyulan öfke gibi sebepler cinsel isteğin azalmasına ve anorgazminin ortaya çıkmasına neden olabilir.

Eşle cinsel ihtiyaçlar konusunda iletişim eksikliği cinsel ilgiyi azaltabilir, bu da anorgazmiye neden olur.

Cinsel yaşamda cehalet, cinsellik hakkında doğru bilgilerden yoksun olma da cinsellikle ilgili birçok soruna yol açtığı gibi, orgazmı yaşayamamanın da en önemli sebeplerindendir.

Depresyon, cinsel istek eksikliğine yol açan birincil neden olup, bu da anorgazmiye neden olur.
Stres ve kaygı odaklı bir yaşantıya sahip olanlar, isteksizlik ve orgamz sorunu yaşarlar.

Cinsellikle ilgili travmatik bir anı, erken yaşlarda cinsellikle ilgili yanlış koşullanmalar , isteksizliğe ve anorgazmiye yol açar.

Kadının kendi bedeniyle ilgili hoşnutsuzluğu, özdeğer , özgüven sorunları da rastlanan sebeplerdendir.

Eşiyle birlikte olduğunda dahi geleneksel değerleri, dini duyguları ihlal ettiği anlayışı...
Partnerin cinsel sorunları, mesela erken boşalma sorunu yaşıyor olması...

ANORGAZMİNİN TIBBİ NEDENLERİ
Birçok fizyolojik sebep sıralanabilir, fakat unutmamak gerekir ki cinsel isteksizlik ve orgazm yaşayamama sebeplerinin yüzde 95'i psikolojiktir. Bununla beraber fizyolojik sebepleri de bilmekte fayda var:

Diyabet ve diyabetik nöropati, kadınlarda anorgazminin başlıca nedenlerinden biridir.
Bazı kalp rahatsızlıkları cinsel arzuyu azaltabilir ve anorgazmiye neden olabilir.
Bir motorlu araç kazası veya başka herhangi bir doğrudan travmaya bağlı omuriliğin yaralanması anorgazmiye neden olabilir.
Pelvik bölgede bir yaralanma veya bir kişinin pelvik bir cerrahi olduğu durumlar da anorgazmiye neden olabilir.
Multipl Skleroz, cinsel arzunun azalmasına ve anorgazmiye neden olabilen nörolojik bir hastalıktır.
Yüksek tansiyon anorgazmiye neden olur.
Bir kişi bir histerektomi gibi cerrahi prosedür geçirmişse, anorgazmiye yol açabilir.

ANORGAZMİNİN DİĞER ORTAK NEDENLERİ
Aşırı alkol kullanımı, alkolizm...
Madde bağımlılığı, aşırı sigara tüketimi
Sağlık sorunlarına bağlı kullanılan psikiyatrik ilaçların yan etkileri...

ANORGAZMİNİN BELİRTİLERİ NELERDİR?
Arzu duymak, ön sevişme esnasında keyif almakla anorgazmi arasında fark vardır. Birçok kadın ön sevişmeden hoşlandığı halde, bunun devamı olan cinsel ilişkiden zevk almayabilmekte, cinsel birleşme anındaki haz yükselişini, tatmin ve rahatlamayı, boşalma duygusunu hissedememektedir. İlişki esnasında sadece partnerin süreci bitirmesini beklerler.

Orgazma ulaşılamaması ve eksik cinsel tatmin birincil anorgazmidir. Bazı durumlarda, anorgazmi aynı zamanda bir kişinin bir orgazm elde etmek için önemli ölçüde uzun zamana ihtiyaç duyabilir.
Anorgazminin ortak belirtilerinden bazıları şunlardır:

Asla orgazm olmaz, ne klitoral ne vajinal, hiçbir şekilde cinsel haz, boşalma ve tatmin duygusu yaşanmaz.
Koşullara ve duruma bağlı olarak ortaya çıkan orgazm bozukluğu, bazen ortaya çıkan anorgazmidir, buna rastgele ortaya çıkan orgazm bozukluğu denilir.
Bazı kişiler, klitorise dokunmak suretiyle klitoral orgazm yaşayabildiği halde, kişi cinsel birleşmede vajinal yoldan orgazmı yaşayamaz.

ANORGAZMİ NASIL TEŞHİS EDİLİR?
Bir kadın cinsel birleşmeden zevk almıyorsa, eşlik eden bir cinsel isteksizlik varsa, yüksek olasılıkla orgazm bozukluğu var demektir. Bazen geleneksel olarak bu önemsenmez, bazen bilgisizlikten "bu iş, demek ki böyle oluyor" diye düşünülür, fakat aslında yaşaması gereken en doğal zihinsel ve bedensel hazdan yoksun kalır. Bu, durumda özellikle cinsel terapiler konusunda deneyimli bir uzmandan destek almak, hem yaşanan durumun bir problem olup olmadığını anlamak açısından hem de tedavi açısından oldukça önemlidir.

ANORGAZMİ BÜYÜSÜNÜ HİPNOZLA BOZDU!
Anorgazmi tedavisinde, ilaçların yanı sıra, oldukça etkili bazı doğal tedaviler de vardır. Bunlardan biri de hipnoterapi. Hipnoterapi anorgazmiyi tedavi etmek için oldukça etkili bir yöntemdir. Ne yazık ki birçok çift, tıbbi yöntemler yerine büyü bozanlara gitmeyi tercih ediyor.

Uzman Klinik Psikolog ve Hipnoz Uzmanı Mehmet Başkak, başlangıçta büyü zannedilen anorgazmi sorununu örnek bir vaka hikayesiyle anlatıyor:

"Telefondaki kişi "Cinsel hayatımız alt üst oldu, tuhaf durumlar yaşıyoruz, eşime büyü yaptıklarını düşünüyoruz, bir iki yere gittik okuttuk, büyüyü bozduklarını söylediler ama sorun hala devam ediyor, büyü olsa da yardım eder misiniz?" diye sorduğunda yüz yüze görüşmek gerektiğini belirterek eşiyle birlikte seansa davet ettim.

Kadın 29 yaşında, kocası 32, üniversite mezunu ve devlet memuru olarak çalışıyorlar. 3,5 yaşında bir kız çocukları var. Üç yıldır mekana özgü anorgazmi sorunu yaşıyorlar. Önce çifti birlikte seans odasına aldık ve sonra, ayrı ayrı görüşme yaptım. Uyumlu bir çift ve birbirlerini seviyorlar, birbirlerine karşı erotize olabiliyorlar. Verilere göre uyumlu ve sağlıklı bir cinsel yaşam söz konusu. Problem kadının bazen, bazı yerlerde orgazm olamaması şeklinde ortaya çıkmış. "Yatak odasında kesinlikle hiçbir şey hissetmiyorum, istemiyorum" diyordu.

"Her şey iyi gidiyor hayatımızda, eşimi seviyorum, hiçbir sorun yok ama hiçbir şekilde yatak odasında artık beraber olamıyorum, yani tatsız tuzsuz... Hiçbir şey hissedemiyorum. Bu beni mutsuz ediyor, eşimi de hissedemiyorum o da mutsuz" şeklinde anlatırken sorularla anlamaya gayret ederken "bazen oluyor bazen olmuyor" şeklinde bir tekrar cümlesine "yatak odasında hiçbir şey hissetmiyorum" cümlesi eşlik ediyordu.

Kayınvalidesine ya da annesine birkaç günlüğüne gittiklerinde de sorun devam ediyor ve en son tatile çıktıklarında da hiçbir şey hissetmediğinden yakınıyordu.

Telefondaki büyü meselesini sorduğumda "Hocam iyi bir cinci hocaya gittik; şimdi siz kızarsınız ama, gerçekten söylediği gibi oldu. 'Size büyü yapmışlar, bağlama büyüsü, senin şehvetini bağlamışlar. Kızım, büyüyü de yatak odasına gizlemişler, kolay kolay bulunmaz ama çözeriz' dedi. 'Ben bu büyüyü çözene kadar da siz o işi yatak odasında yapmayın' diye tembihledi. Çocuğu uyuttuk, salonda denedik ve oldu, gerçekten büyü yapmışlar diye düşünüyoruz biz de ama çözdüm dediği halde daha sonra yatak odasında yine olmadı. Bir başkasına gittik o da çözdüm dedim ama yine olmadı" şeklinde anlatıyorlardı.

"Çocuk nerede uyuyor" diye sorduğumda "Bizimle, beşiği yatak odasında" dediler.
"Çocuğu yatak odasın dışında uyutmalarını ve yatak odasında tekrar deneyim yaşamalarını ve bu deneyimle mutlaka gelmelerini önererek" seansa son verdim.

İkinci seansta şaşkındılar. "Eskisi gibi devam etti, hiçbir sorun yaşamadık" bilgisiyle geldiler.
Hipnoterapi dip duygusal sıkıntıların sebebinin hızlıca bulunması için ideal bir sistemdir. Yaptığımız trans çalışmasında orgazm olamamanın sebebini araştırdığımızda sebep tamamen aynı odada uyuyan çocukla ilgili çıktı. "Ayıp bir şey yapıyoruz, yanımızda başkası var. Çocuk da olsa başkası... Ya çocuk görürse, ya hissederse, çocuğun yanında olmaz" şeklinde engel duygularına rastladık ve çocuğun odasının değiştirilmesiyle otomatik düzelme sağlanmış olsa da konuyla ilgili sıkıntılı duygular temizlendi ve sorun iki seansta bitmiş oldu. Mesele yatak odasında büyü olması değil, çocuğun olmasıydı aslında."

Rahmi alınmış kadınlar anne olabilecek!

Rahmi alınmış kadınlar anne olabilecek!

Tüm dünyada geniş yankı uyandıran prematüre kuzuların yapay rahimde büyütüldüğü araştırma ile ilgili Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Seval Taşdemir şöyle diyor; "Bu gelişmeler sayesinde doğuştan veya cerrahi olarak rahmi alınmış kadınlar için kısırlık problemi ortadan kalkacak veya sağlık sorunları nedeniyle gebeliğe izin verilemeyen annelerin problemi çözülecek!"

Araştırmacılar, prematüre bebeklerin hayatını sürdürmeleri için yapay bir rahim geliştirdiler. O rahim ise ilk hayvan testlerinde başarılı oldu ve bu ilerleme, dünyadaki milyonlarca prematüre bebeğin hayatını kökten değiştirebilir.

İlk defa yapay rahim içerisinde prematüre bir kuzu büyütüldü. Erken doğum sonucunda düşük yaşam riskini ortadan kaldıracak çalışma, kuzu denekler üzerinde oldukça başarılı oldu. Anne karnındaki gelişimlerine tamamen yapay bir rahimde devam eden kuzular, oldukça sağlıklı olarak dünyaya geldi.

Nature Communications'da yayımlanan çalışmada araştırmacılar, 105 ila 120 günlük (insanlarda 23-24 haftalığa eşdeğer) kuzuları alıp yapay bir rahmin içerisine yerleştirdiler. Yapay rahim; içindeki amniyotik sıvının görevini yerine getiren bir elektrolit çözeltisi ile dolu olan kapalı ve steril halde bir torbadan oluşuyor. Kuzunun kalbi, kanı göbek bağı aracılığıyla torbanın dışında bulunan gaz değişimi makinesine pompalıyor. Söz konusu harici rahim sekiz tane kuzuyu tıpkı anne karnındaki gibi yetiştirmeyi başardı. Büyüme sırasında kuzuların beyinleri, akciğerleri ve diğer hayati organları normal bir şekilde gelişti, üstelik yünleri bile sonradan oluştu. Hatta hareket ettiler ve tekmelediler. Bu deneyden çıkan birkaç kuzu şimdi yetişkinlik safhasında sağlıklı birer canlı.

Araştırmacılar gebeliğin son evrelerindeki kuzuları plastik bir kap içerisinde beslemenin ve korumanın mümkün olduğunu gösterdi. Bu sonuç oldukça önemli çünkü söz konusu çalışma önümüzdeki yıllarda risk altındaki prematüre bebekler için bir cankurtaran olabilir.

ANNELİK HAYAL DEĞİL!
Yapay rahim hakkında Ferti-Jin Kadın Sağlığı ve Tüp Bebek Merkezi Klinik Direktörü, Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Seval Taşdemir, "Bu bilimsel gelişmeler sayesinde bazı sağlık sorunları nedeniyle anne olamayacak kadınlar için annelik hayal olmaktan çıkacak, gerçeğe dönüşecek!" dedi.

ANNENİN HAYATINI TEHLİKEYE ATMAMAK ADINA DA ÖNEMLİ
Ferti-Jin Kadın Sağlığı ve Tüp Bebek Merkezi Klinik Direktörü, Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Seval Taşdemir, konuyla ilgili şu bilgileri verdi: "Şimdilik infertilitede 23-28. haftalar arasında prematüre bebeklerin yaşam şansını artıran ve bu haftada yaşatılsalar dahi birçok nörolojik ve erken doğuma bağlı zihinsel, görme ve diğer vücut fonksiyonlarında bozukluklara aday bebekler olmasını önleyen önemli bir gelişmedir. Şimdilik sekiz kuzu üzerinde başarılı sonuçlar alınan bu araştırma insanlarda, 22-23. haftada anne karnında yaşama şansı olmayan bebekler için kullanılabilir. Bu durumlar şöyle özetlenebilir:

1. Eklampsi, ağır preeklampsi ve kronik böbrek yetmezliği olan annelerde (Bu bebeklerde annenin hayatını tehlikeye atmamak için gebelik erken sonlandırılır),
2. Ağır kanamaya neden olan miyomlu rahimlerde, bebek özellikle 2. trimesterde anne rahmi tarafından taşınamıyorsa ve tıbbi tahliye yapılması gerekiyor ise,
3. Anne sağlığında oluşabilecek kanser veya yaşamın yitirilmesi gibi gebeliğin anne hayatındaki ölümcül risklerden dolayı sürdürülemediği durumlarda uygulanabilecek önemli bir tıbbi gelişmedir.

SAĞLIK SORUNLARI NEDENİYLE ANNE OLAMAYACAK KADINLAR İÇİN BÜYÜK ŞANS
Ferti-Jin Kadın Sağlığı ve Tüp Bebek Merkezi Klinik Direktörü, Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Seval Taşdemir, "Embriyo aşamasından itibaren yani döllenmiş yumurtayı bugün tüp bebekte laboratuvar ortamında en çok 6. güne kadar yaşatabiliyoruz ve sonrasında dondurma programına alarak sıvı nitrojen içinde saklıyoruz. Asıl önemli olan mucizevi gelişme, eğer 6. günden sonra yaşama şansını sağlayacak yapay rahim gelişirse; doğuştan veya cerrahi olarak rahmi alınmış kadınlar için kısırlık problemi ortadan kalkacak veya sağlık sorunları nedeniyle gebeliğe izin verilemeyen annelerin problemi çözülecektir" dedi.

İNSAN IRKI İLERİDE UZAK GEZEGENLERE BİLE GİDEBİLİR
Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Seval Taşdemir, "Çok ütopik olacak belki ama tıpta bu gelişme sağlanırsa, bu bilimsel gelişmeden sonra uzak gezegenlere insan ırkının gidip yaşaması gerçekleşebilir. Yani bugün ışık yılı uzaklıklardaki gezegenlere insanların gitmesi mümkün olamamakta fakat embriyoların dondurulup saklanması ve yapay rahimlerde tekrar hayat bulması ile bu mümkün olabilecektir" diyor.

Anne çiçek bekliyor çocuklar kıyafet alıyor

Anne çiçek bekliyor çocuklar kıyafet alıyor

Türkiye'nin en büyük izinli veri tabanına sahip online araştırma şirketi DORinsight tarafından gerçekleştirilen "Anneler Günü Araştırması", yaklaşan Anneler Günü öncesinde annelerin beklentilerini ve hediye tercihlerini ortaya çıkardı.

Türkiye'nin en büyük izinli veri tabanına sahip online araştırma şirketi Dorinsight, yaklaşan Anneler Günü öncesinde, hediye alacakların tercihleri ve annelerin beklentilerini, yaptığı 'Anneler Günü Araştırması' ile ortaya çıkardı. Araştırmaya göre annelerin yüzde 53'ü çocuklarından kendilerine çiçek almalarını istiyor. Buna karşın annelere alınan hediyeler listesinin en tepesinde ise giysi kıyafet ürünleri ve küçük ev aletleri bulunuyor.

Araştırma sonuçlarına göre annelere alınan hediyeler listesinin en tepesinde yer alan giysi kıyafet ve küçük ev aletleri ürünlerini, annelerin en çok istediği hediye olan çiçek, yüzde 47'lik tercih edilme oranı ile takip ediyor. Bunun yanı sıra yüz kişinden 43'ü de annesine ayakkabı, yüzde 39'u şal, eşarp ve fular, yüzde 37'si çanta, yüzde 34'ü parfüm ve yüzde 25'i de kozmetik ürünleri almayı tercih ediyor.

Araştırma katılımcılarının yüzde 23'ü annelerini yemeğe götürmeyi, yüzde 22'si mücevher, yüzde 20'si cüzdan, yüzde 13'ü saat, yüzde 11'i tablet ve akıllı telefon, yüzde 9'u kitap, yüzde 7'si çikolata, yüzde 6'sı seyahat-tatil, yüzde 5'i hediye çeki, yüzde 3'ü ise spor malzemeleri almayı tercih ediyor. Yüzde 9'u ise annelerine kendi yaptıkları hediyeyi vereceklerini belirtiyor.

Anneler en çok çiçek istiyor!
Yapılan araştırmaya göre Anneler Günü hediyesi olarak annelerin en çok beklediği hediyelerin başında yüzde 52 ile çiçek geliyor. Giysi kıyafet ürünleri, parfüm ve ayakkabı beklentisi de olan annelerin istekler listesinde küçük ev aletleri, kitap, çikolata, tatil, spor malzemeleri, spa-masaj, el yapımı hediyeler, evcil hayvanlar, cüzdan/çanta ve saat de bulunuyor.

*21-25 Nisan 2017 tarihleri arasında online olarak tamamlanan araştırmaya; Türkiye genelinde, ABC1C2DE sosyo-ekonomik segmente mensup 20-35 yaş aralığında 349 kadın katıldı.